
MİTOLOJİ NEDİR?
Mitoloji, geçmişten günümüze çeşitli yollarla çoğunlukla sözlü olarak aktarılan; insanların anlamlandıramadığı şeyleri anlamlandırmak için kullandığı sembolik anlatı biçimidir.
En bilinen örnekleri arasında Ouroboros yılanı, Pandora, Sisifos, Bozkurt Destanı ve Prometheus gibi mitolojiler yer alır. Mitolojiler her zaman insanların ilgisini çekmiştir. günümüzde Hemen hemen her ülkenin kendine ait bir mitolojisi vardır. En yaygın mitolojiler İskandinav bölgesinden çıkmıştır. Tarih boyunca mitolojiler, milletlerin değerleri hâline gelmiş ve toplumlar tarafından benimsenmiştir. Tarihler boyunca bu mitolojiler dilden dile aktarılarak günümüze kadar ulaşmıştır. Biz de sizler için bazı mitolojilerin yer aldığı bir derleme hazırladık.
Baykuş pek çok mitolojide yer alır ve her birinde farklı anlamlara sahiptir. Roma’da uğursuzluk, Kelt mitolojisinde ölüm, Afrika’da kötü haber, Japon mitolojisinde ise şans olarak görülür. Gördüğünüz gibi birçok mitolojide farklı anlamlar yüklenmiştir. Biz ise sizlere en yaygın bilinen hâlini anlatacağız; o da Atina şehriyle özdeşleşen Yunan mitolojisindeki Athena’dır.
Bu mitolojide baykuş figürü bilgelik rolünü üstlenmiştir. Athena, en kritik anlarda baykuşuna danışırdı. Baykuş, Athena için yol gösterici ve bilgelik rolünü üstlenirdi. Bu yüzden pek çok mitolojide baykuş; yol gösteren, zeki ve bilgelik anlamını taşır.

SİSİFOS
Yunan mitolojilerinin en bilinenlerinden biri de Sisyphus’tur. Bu mitolojide Sisyphus, kurnazlığı ve zekâsıyla bilinir. Ancak bu zekâsı, onu sonsuz bir ızdıraba mahkûm edecektir. Kibirli ve oldukça kurnaz olan Sisyphus, tanrılar tarafından lanetlenir ve ölüm tanrısı Thanatos tarafından yer altı dünyası olan Tartarus’a zincirlenir.Ancak o kadar zeki ve kurnazdır ki, ölüm tanrısı Thanatos’u kandırarak yer altı dünyasından kaçmayı başarır. Daha sonra savaş tanrısı Ares tarafından yakalanır ve Hades’e götürülür. Oradan da akıl oyunları ve kurnazlıkla kaçan Sisyphus, en sonunda tekrar yakalanır ve Zeus tarafından sonsuz bir döngüye çarptırılır.Sisyphus, bir kayayı dağın zirvesine çıkarmaya çalışır; ancak her seferinde zirveye yaklaşınca kaya yuvarlanır ve tekrar başlangıç noktasına döner. Sisyphus sürekli kayayı aşağıdan yukarıya çıkarmaya çalışır ama hiçbirinde başarılı olamaz. Onun laneti, sonsuz bir döngüye hapsolmaktır. Günümüzde sürekli aynı şeyi yapan ve başaramayan insanlara da Sisyphus sendromu denebilmektedir.

PROMETHEUS BİLGELİK ATEŞİ
Zeus tarafından insanlar bir dönemde bilgisizlik ve yoksullukla cezalandırılır. Bu dönemde Titan Prometheus, insanların durumuna daha fazla dayanamaz ve tanrı Zeus’a kafa tutar. Ateşi Olympos’tan çalarak insanlara verir. Ateş burada bilginin metaforu olarak görev görür ve gelişimin ateşle başlayacağını temsil eder.Prometheus ateşi insanlara verince tanrı Zeus sinirlenir ve Prometheus’un yakalanmasını, bir kayaya zincirlenmesini emreder. Yakalanıp Kafkas Dağları’na zincirlenen Prometheus’un karaciğeri her gün kartallar tarafından yenir. Titan olduğu için karaciğeri gece yeniden iyileşir ve aynı döngü tekrar eder.Prometheus, insanlık ve bilgi uğruna bu ağır bedeli her gün tekrar tekrar yaşamaktadır.

PANDRORA
Bu hikâyeyi aslında Prometheus’un devamı gibi düşünebiliriz. İnsanlara ateşi verdikten sonra insanların ilerlemesine ve gelişmesine neden olan Prometheus’un aldığı cezanın yetmediğini düşünen Zeus, insanlara küçük bir oyun oynamak ister ve Pandora’yı yaratma kararı alır. Pandora’ya şu özellikler verilir:
Hephaistos: Bedenini yapar
Athena: Akıl ve el becerisi verir
Afrodit: Güzellik ve çekicilik verir
Hermes: Merak, kurnazlık ve laf cambazlığı verir
Pandora, elinde bir kap ile insanlara gönderilir. İnsanların merak duygusunu bildikleri için bu kabın asla açılmaması gerektiği söylenir. Ancak Zeus haklı çıkar; merakına yenik düşen insanoğlu kabı açar. Kabın içinden hastalık, acı, keder, savaş ve kıskançlık çıkar. İnsanlar son anda kabı kapatır ve kabın içinde tek bir şey kalır; o da umuttur.İnsanlık, her ne kadar kötü durumda, hasta ya da acı içinde olsa da yaşama umuduna tutunur. Böylelikle insanlık, Zeus tarafından sonsuz bir umut duygusuyla yaşamaya mahkûm edilir.

Geldik, kendi kuyruğunu yiyen yılan Ouroboros’a. Bu yılan sonsuz döngüyü temsil eder; son ve başlangıç gibi. Yukarıdaki mitolojilere baktığınızda, insanların hep sonsuz bir döngüye hapsolduğunu görürsünüz. İşte Ouroboros da bunu temsil ediyor diyebiliriz.Başlangıç ve son şeklinde, sürekli kendini tekrar eden bir döngüdür. Aslında bu döngüye kötü bakmak zorunda değiliz. Çoğu zaman sonlar ve başlangıçlar, insanların bazı şeylerin değerini daha iyi anlamasını sağlamıştır.

Biz Türklerin en bilinen ve sevilen mitolojilerinden biri olarak kabul edilen Türeyiş Destanı’dır. Türk soyunun kurtlara dayandığı söylenir. Türeyiş Destanı’na göre, büyük bir savaş sonrasında Türk boyları neredeyse tamamen yok edilir. Ancak bu savaştan sağ kalan tek bir Türk çocuk kalır.Bu çocuk ölüme terk edilmiş bir hâldeyken, bir kurt tarafından korunduğu, emzirildiği ve hayatta tutulduğu rivayet edilir. Büyüyen çocuk, Evlenir ve bu çocuğun dünyaya on çocuk getirdiği rivayet edilir. Bu çocuklar, Türklerin ataları olarak kabul edilir ve günümüz Türk dünyasına kadar evrilecek olan bir serüvenin başlangıcını oluşturur. Bozkurt Destanı’nın birden fazla versiyonunun olduğunu söylememizde fayda var. ama Bu destan, günümüzde Türkler için çok önemli bir değer hâline gelmiştir.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:DELTA FORCE HAYALET TİM
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:DELTA FORCE HAYALET TİM
Tags
baykuş
bozkurtdestanı
dünyatarihimitolojileri
editör
mitoloji
ouroboros
pandora
prometehus
sisifos
top10
türeyişdestanı